Hizmet tespit davası, zamanaşımı, dilekçe örneği, yargıtay kararları, ne kadar sürer, arabuluculuk, hak düşürücü süre, ceza hesaplama makalemizle sizlerleyiz. 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre; “Aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır”
1136 sayılı Avukatlık Kanunu gereğince avukatların ücretsiz iş görme yasağı bulunmaktadır. İş yoğunluğumuz ve ücretsiz iş görme yasağından dolayı telefon üzerinden ücretsiz avukatlık ve danışmanlık hizmeti sağlayamadığımızı değerli müvekkillerimize hatırlatmak isteriz.
İlgili kanun maddesi işçilere hizmet tespit davası açabileceklerini bildirmektedir. Hizmet tespiti esasen işçinin işyerinde ne kadar süreyle çalıştığı, primlerinin tam yatırılıp yatırılmadığı, hizmetlerinin tescil edilip edilmediği gibi konuların tespit edilmesidir.
HİZMET TESPİT DAVASI NEDİR?
5510 sayılı Kanun’a göre sigortalı sayılan işlerde çalışanların, Sosyal Güvenlik Kurumunca tespit edilemediğinde veya eksik bildirilmiş hizmetlerin tescil edilmediğinin sonradan öğrenildiğinde tespiti amacıyla açılan davadır. Hizmet tespit davaları, Sosyal Güvenlik Kurumuna verilip de tescillenmiş işe giriş bildirgelerindeki yanlış yazılan kimlik kayıtlarının ve sigorta sicil numaralarının tashihi, sigortalının kendisine ait olması gerekirken, başkası adına geçirilen, aktarılan veyahut bildirilmiş olan çalışma sürelerinin sahibine kazandırılması, hizmet süresinin gerçek başlangıcının tespiti gibi konuları ele alır. Hizmet tespit davalarında sigortalı ile işveren arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi veya vekalet sözleşmesi değil de hizmet sözleşmesi ilişkisi olmasına dikkat edilmektedir.
HİZMET TESPİT DAVASINDA DAVACI
Davacı, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4/a(1) maddesi kapsamında işçi sıfatına haiz kişidir. İşçinin vefat etmiş olması halinde ise, mirasçıları hizmet tespit davasını hak düşürücü süre içerisinde açma hakkına sahiplerdir.
HİZMET TESPİT DAVASINDA DAVALI
Hizmet tespiti davalarında sadece işveren davalı olarak gösterilecek, Sosyal Güvenlik Kurumu’na dava re’sen ihbar edilecektir. Kurum ihbar üzerine fer’i müdahil olarak davaya katılacaktır.
HİZMET TESPİT DAVASINDA GÖREVLİ ve YETKİLİ MAHKEME
5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin dokuzuncu fıkrasında yer verilen açık hüküm gereğince hizmet tespit davalarının incelenmesinde görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. İş mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde ise görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesine göre; iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşmeler geçerli sayılmaz. SGK aleyhine açılan davalarda yetkili mahkeme, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerinin bulunduğu yer iş mahkemesidir.
Hizmet Tespit Davası Zamanaşımı
Hizmet tespiti davası zamanaşımı, istisnaları, 10 yıl, gibi sorulara bu başlık altında cevap veriyoruz. 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre, aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır. Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere hizmet tespit davalarının açılabilmesine ilişkin olarak hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıllık bir süre öngörülmüştür. Söz konusu beş yıllık süre hak düşürücü bir süredir.
Söz konusu beş yıllık süre, zamanaşımı süresi olmayıp hak düşürücü bir süre olduğundan davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi hakim tarafından da resen dikkate alınır. Sigortalı ölmüşse murisin hak sahiplerinin hizmet tespit davasına dair hak düşürücü süresi murisin ölüm tarihinden itibaren başlar.
Hizmet Tespit Davası Şartları
Hizmet tespit davası açılabilmesi için gerekli şartlar şunlardır:
- Öncelikle işçinin iş görme borcunu yerine getirmesi gerekmektedir.
- İşçiyle işveren arasında hizmet sözleşmesi olması gerekmektedir.
- İşçinin sigortasız çalıştırıldığının veya sigorta primlerinin eksik ödendiği durumunun SGK tarafından daha öncesinden tespit edilmemiş olması gerekmektedir.
HİZMET TESPİT DAVASINDA DELİLLER
Hizmet tespiti davasında deliller yazılı olabileceği gibi sözlü de olabilir. Tanık beyanlarının dışında işyeri ile alakalı bulunan veya işveren tarafından işin yürütülmesine esas teşkil eden ya da iddia sahibinin söz konusu işyerinde çalıştığını gösteren her türlü yazılı belge ve evrak da mahkemeye delil olarak sunulabilecektir. Söz konusu belgelerin sonradan düzenlenebilir nitelikte olmaması mahkeme kararlarında önem arzetmektedir. Mahkemeler tarafından en fazla itibar edilen yazılı belgeler; ücret bordroları, ücret hesap pusulaları, gelir ve gider belgeleri, yasal defter kayıtları, özlük dosyaları ve sözleşmelerdir. Ayrıca noter veya kamu kurumlarınca onaylanmış veya düzenlenmiş olan her türlü belge de mahkemelerce önemli delil olarak kabul edilmektedir.
HİZMET TESPİT DAVASI NE KADAR SÜRER?
Bu soruya net bir cevap vermek mümkün değildir. Zira hizmet tespiti davalarının ne kadar süreceği konusu mahkemelerin iş yoğunluğuna göre değişmektedir. Ancak somut olaya ve mahkemelerin iş yoğunluğuna göre de değişebilmekle birlikte hizmet tespiti davalarının yaklaşık olarak 1-2 yıl sürdüğünü söylemek mümkündür. Dava iş mahkemelerinde sonuçlandıktan sonra İstinaf ve Temyiz aşamalarına geçilebilir.
HİZMET TESPİT DAVASINDA ARABULUCULUK
İş Kanunumuzda hizmet akdinden doğan bazı davalar arabuluculuk dava şartına tabidir. Bu davalar arabulucuya başvurulmadan açılamaz. Ancak hizmet tespit davası niteliği gereği arabuluculuk kapsamında değildir. Bu sebeple dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu değildir.
HİZMET TESPİT DAVASINDA EKSİK PRİM
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca işverenler çalıştırdıkları işçilerim sigorta primlerini tam ve eksiksiz olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna yatırmakla yükümlüdür. Sigorta primleri düzenli ödenmediği veya eksik ödendiği takdirde işverenler ciddi yaptırımlara maruz kalabilirler. Eksik sigorta primi; kişinin sigortalı olrak çalıştığı gün sayısının Kuruma eksik bildirilmesidir. Bu gibi durumlarda işçi hizmet tespit davası açarak bu durumu tespit ettirebilir. İşçinin dava açmadan önce bazı hakları vardır.
Alo 170 numaralı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ihbar hattı aranarak sigortasız çalışıldığına veya eksik prim ödemesi yapıldığına dair işveren şikayet edilebilmekle birlikte bu şekilde yapılan tespitler yalnızca tespitin yapıldığı tarihten 1 yıl geriye doğru işletilebilmekte daha eski dönemlere ait hizmet tespitinin yapılması için dava açılması gerekmektedir.
SGK BİR GÜNLÜK HİZMET TESPİT DAVASI
1 günlük hizmet tespit davası yargıtay kararı gibi sorgular geliyor. Sigorta Başlangıç Süresinin Tespiti için birçok işçi geçmiş dönemlerde çalışmış olduğu işyerleri işe başlama bildirgesi verilmiş olmasına rağmen sigorta primi ödemesi gerçekleştirilmediği için sigortalılık başlangıç tarihi bakımından sorun yaşamakta ve emeklilikleri gecikmektedir. Bu ve benzeri durumlarda açılacak bir hizmet tespit davası ile kişilerin 1 günlük sigorta başlangıçlarının tespit edilmesi sağlanmaktadır. Yetkili İş Mahkemesi tarafından işe başlangıç bildirgesi verilip verilmediği tespit olunacak ve bu durumda sigorta primi ödenmemiş olsa bile işe başlama tarihinde fiili başlangıç tarihinin esas alınabilmesi için değişiklik yapılacaktır.
HİZMET TESPİTİ DAVASINDA YARGITAY KARARLARI
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/9977 Esas, 2023/9701 Karar “ 506 Sayılı Kanun’un 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. “
YARGITAY HGK 2020/10-681E. 2023/1086K. “Bu durumda 01.10.2008 tarihinden önceki döneme ilişkin hizmet tespiti uyuşmazlıklarında 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu (506 Sayılı Kanun); bu tarihten sonraki dönem bakımından ise 5510 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekecektir.
Belirtilen amaca yönelik davaların yasal dayanaklarından 506 Sayılı Kanun’un 79. maddesinin 10. fıkrasında “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilmeyen sigortalıların hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak hizmet tespiti isteyebilecekleri” düzenlemesine; 5510 Sayılı Kanun’un 86. maddesinin 9. fıkrasında ise “Aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır” hükmüne yer verilmiştir.
Bilindiği üzere belli bir dönemdeki çalışmaların tespiti istemini içeren hizmet tespit davası, dava dilekçesinde açıkça belirtilmiş olmasa da 506 Sayılı Kanun’un 79. maddesinin 10. fıkrasında da (5510 Sayılı Kanun’un 86/9. maddesi) düzenlendiği üzere özünde prime esas kazançlarının ve prim ödeme gün sayılarının tespiti talebini de içermektedir. Mahkemenin hizmet tespitine ilişkin ilamı ise işverenin Kuruma vermediği bildirgeler yerine geçecek belge niteliğindedir. Bu nedenle mahkeme dava sonunda vereceği kararda tespit edilen dönem için aylar itibariyle prim ödeme gün sayıları ile 506 Sayılı Kanun’un 77. maddesine (5510 Sayılı Kanun’un 86. maddesi) göre hesaplanacak olan “o dönemdeki” bir günlük ücreti de belirtecektir.”
YARGITAY10.HD2022/6927 E. 2023/9824 K.“Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 Sayılı Yasa’nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.”
YARGITAY 10.HD Esas: 2023/ 2441Karar: 2023 / 9791 “Davalının davacıyı yurt dışı işyerinde çalıştırdığı sabittir. Davacının işvereni de Türk Mevzuatına tabi olan davalıyı hizmet tespitinde davalı göstererek dava açmasında hukuki yararı vardır. Hizmetin tespiti yapılmalı, ancak uzun veya kısa vadeli sigorta kapsamında kaldığını davalı kurum değerlendirilmelidir. Vazgeçilmez ve kamu düzeninden olan sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldıracak şekilde, topluluk sözleşmesi kapsamında bildirilmeyen yurt dışında çalışan Türk vatandaşının hizmet tespitini isteyemeyeceğini belirtmek hukuki değildir.
Kaldı ki mevzuata uymayan davalı işverendir. Hukuk, kurallara uyulmadan yapan işlemleri kabul etmemelidir. Kararın onanması gerekirken, bozulmasına karar verilmesi isabetli değildir. Bu nedenle çoğunluğun bozma gerekçesine katılınmamıştır.”
YARGITAY 10.HD Esas:2022/4111 Karar:2022/8459 “Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 Sayılı Kanun’un 79/10. ve 5510 Sayılı Kanun’un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur.
Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.”
Hangi durumlarda hizmet tespit davası açılır?
Hizmet tespit davası 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre İşçinin sigortasız çalıştırıldığı veya sigorta primlerinin eksik ödendiği durumlarda açılabilmektedir.
Hizmet tespit davası kaç yıl geriye gider?
Aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları tespit edilemeyen sigortalılar davayı açtıkları andan 5 yıl öncesine kadar hizmetlerinin tespitini isteyebilirler.
1 günlük hizmet tespit davası ne kadar sürer?
Sigortalılık başlangıç tarihi bakımından sorun yaşamakta ve emeklilikleri geciktiğinde hizmet tespit davası ile kişilerin 1 günlük sigorta başlangıçları tespit edilebilir. Hizmet tespit davası 6 ay – 2 yıl arasında sürebilir.
İşçi sigortasız çalıştığını nasıl ispatlar?
Tanık, belge, kamera kayıtları, işçinin işyerinde çekilmiş fotoğrafları, ücret bordroları, banka dekontları, işyerinde tutulan özlük dosyaları ile kanıtlayabilecektir.